orhnuzrorhnuzr
24, Erzurum
6666
56, Ankara
pamukkalepamukkale
43, denizli
Yakuphan kılınçYakuph...
, Antalya m
drozakdrozak
48, yalova
mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
savaş karadumansavaş...
54, samsun
pakize bilginpakize...
25, Malatya

MANASTIRDAN MÜNIHE

Yine böyle soguk mu soguk…her dökülüp düsen kar, asvalti yolu caddeyi catilari ve ydalli dikenli camliklara dolup donaniken, firinci kizlarin karneval kirmizisi yari ciplak noel bulanmis boyanmis cilvesinden sabah kahvesini ictiydim. Münih`e; Tanya`ya gitsem mi gitmesem mi ikircikligi gel gtlerindeydim. Sabah sabah kahvenin dudaklari insanin iliklerine kadar sicaklik isleten gülümser garsoniye fincaninda, bal rengi fistikli cikolata ikrami bizden olsun vardi. Saat dokuz. Her iki saatte bir buradan Memmingen üstü gidecek olan tren geldi gecti, gidip bileti almadim….
Yaz günüydü. Manastir tarafinda uzun cayirliklar ve degirmen deresi olan düzlüklerde aheste gezerken tanidim Sonya`yi. Henüz karar asamasindaymis. Rahibelige derinlik kazandiracak olan programli kilise seminerleri icin iki ayligina buralarin katolik kolu din merkezlerini dolasip dineyecekmis. Manastirda var ömrünü misyonerlikle geciren yasli rahip ve rahibelerin kimi yatalak olanlari basta olmak üzere her türlü bakimi bu dünyaya yeni katilacak olanlar icin en seckin imtihanlardan biriymis. Kutsanmis aziz ve azizelikleri gezerlermis. Sosyal yardimlasmalara katilirlarmis.Kalan zamanda ve her firsatta ayinler örgütleyip ibadetle zaman gecirirlermis…
Uzuuun uzun akip giden cay deresinin kenarinda toprak yolu üstünde ve etrafimizi sarip cevreleyen ormanlik cayirlikler arasinda dünya, insan, ahir zahir..aklimiz dilimize ne dolastiysa konusup tanistik Tanya`yla.Daldik, düsündük, gülüstükce gülüstük. Her hali kozasini catlatip bahar yerlere gelincik olmaya calisan efsunlu, narin ve ürkek bir tomurcuk gibiydi.Boyu uzun,burnu hokka, kalca gögüs giydigi kara entaride bile dik digrak ve cekiciydi. Basinda beyaz alinlik ve omuzlarina dökülen örtülü tual vardi…
Saat on bir. Her iki saatte bir buradan Memmingen üstü Münih`e gidecek olan tren geldi ve gecti, bense gidip bileti almadim..
Daha bir bucuk ay buralardayim dedigiyle, ertesi güne ayni yeri bulusmaya sözlestik. Beni sordu, sordugundan cok cok kendinden anlatti Tanya. Yasadigimiz dünayi sahte soguk acimasiz ve bencil batagina sürüklenen ucurum kiyisi oldugunu ve basta kendi insanlari olmak üzere buna tanik gitmekten gündelik hayatin bütün yalan iliskilerinden bunalip sogudugunu. Kilise manastirciligini hic degilse insandan konusan bir siginak oldugunu yorulup susuncaya kadar anlatti. Tanya`nin dudak kenarlarina kadar göz hizasi asagisinda güzelligine güzellik katan, cilleri ve kirpiklerinin arasindan güzel bakan seflkatli gözleri vardi….
Saat Bir. Her iki saatte bir buradan Memmingen üstü Münih`e gidecek olan hizli tren geldi ve gecti, bense gidip bileti almadim…
Fakat her `emin misin …? `diye sordugumda, `degilim ve eger seninle arkadaslik sevgiliye dönüsür, yatar kalkarsak, rahibelik bastan suya düser kararimi ahirete degil bu dünyalik icin vermis sayilirim` diyordu..
Tanistikca yakinlastik, yakinlastikca yapistik, yapistikca artik birlikte görüsmeden hic yapamadigimiz günü zarardan saydigimizla; sahillere, tepelere, sinemalara, fuarlara, sergilere, kahvelere, konserlere dalip cika cika, en cok sevdigimiz elmali-kivili pasta ve balik…sularda cimdik,sokaklarda gezdik, mehtaplarda ay ve yildizlarin dalgasina dümen kirip soyunmus uzanmis bize eslik eden müzisyenligiyle…önünde durulmaz bir deliligin sarip kucaklayan coskusuyla kiyida, kuytuda tenhada, yer minderinde ve gide gide endi karyolasinda öptüp sevdikce güzeligine güzellik katan Sonya, emin olmadigi rahibelikten vazgecip bana kapildigi sevgiliye karar kilmisti.
Napolyon`un Moskova`ya hucum ederken baskin verdigi kasabada tuttugu su kiyisi otelinde haftalarca yaz gecirip gönül eylendik.Sonra defalarca Münihte, Sendlinger Tor`da cogunlukla Ekim Festivali zamanlarda tek katli dairesinin günler öncesinden mektubu mektuba ulayarak beklenen sevinc kaynagi ve sevgiliye karsilik masal efsanesiydim Tanya`nin
Saat Onüc. Her iki saatte bir buradan Memmingen üstü Münih`e gidecek olan hizli tren geldi ve gecti, bense gidip bileti almadim…
Herseye kitaba bakmaksizin ilgi ve iliski kuramiyordu Tanya. Dünyaya herkesin ve herseyin `günahkar`olarak geldigini; ola ki tüm aci, cile, felaket, zül, yahut kaybulup yokoluslarin bu cezaya ödenmis bir diyet olduguna inaniyor; ve benim üstünde dikkat cektigim kendi akil fikir varligini sebepleyip anlamlandirmayi neden nasil nicine sorgulamayarak, katilmadigi ve etkinligi olmayan haytinda ne cesareti ne özgürlügü ne iradesi ve tüm bunlar toplamiyla asla saglikli inanca taniklik edemiyecegini hatirlattigimda eli ayagi titreyip kitaba sarilip ice kapanmaya illallah diyemiyordu.
Saat Onbes…
Saat Onyedi. Her iki saatte bir buradan Memmingen üstü Münih`e gidecek olan hizli tren geldi ve gecti, bense gidip bileti almadim…
`peki diyordum` Tanya`ya, `hadi insaniz ve dogar dogmaz dosyamiz kabarik fakat bütün bu yapraklarin, köklerin, güllerin , calilarin, cakir dikenlerinin sucu günahine…? Onlar da mi her neyse isledigi kovulmuslugun sararip solup tpraga karistigi suc bedelini ödesmekte. Oysa bana göre onlarin düstügü toprakta yeniden bahar olacak hayata ruh ve can katarak yasama tutundugunu düsünsene…?`…susuyor ve kitabin Johannes satirlarinda incil süzmeye saplaniyordu..
Hohenstaufen…Bayern Kral`i ikinci Ludwig`in düsler sanrisi hastaligina kapilip tüm krallik gelirini duvardaki en ufak firca ayrintisina kadar defalarca sildirip boyatarak ressamlara kök söktürdügü ve gercekle düs dünyasini karistirmaktan Sato`ya asagi yakinlardaki gölde bogularak öldügü süslü sarayi gezdik en son Tanya`yla. Gittikce hic kopmayan birliktelige baglaniyor, kendinden hic anlatmayip bana, yakinlarima, Ege`ye, Anadolu`ya Erciyes`e ve daha yakin derinlik desiyor…`evlenir miyiz`diye sorarak `artik hicbir günüm senden ayri olmasin istiyorum ve gidince cok özlüyorum, Münih`e tasinsan` diyordu her dakka her saat.
Bense bir akli rüzgarda bir hevesi ayda güneste evlilikle hic ….eger bir kadin tam da ne zamanki buna yakin yere gelmisse, soguyor,kopuyor, hic varasim gidesim göresim kalmiyordu ne Münihe, Ne Tanya`ya, ne de baska baska ben ayna kadar güzelim diyense bile dilbere.
Saat Ondokuz…
Saat Yirmi bir…
Saat Yirmi üc ve her iki saatte bir buradan Memmingen üstü Münih`e gidecek olan en sonuncu hizli tren geldi ve gecti, bense gidip bileti almadim…vazgectim, üstüne kar yagip tipi tozan gecede, Tanya`yi Münihte kalan elvedaya ugurladim.

Seyfi Karaca..........Kasim / 17

Henüz Oy verilmemiş

Yorumlar

Yorum ekle! (Bu içerik hakkında şuan ne düşünüyorsun?)

(If you're a human, don't change the following field)
Your first name.
The content of this field is kept private and will not be shown publicly.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Resimde gördüğünüz rakamları bu kutuya yazınız