En son yorum ekleyen üyeler(resimli) | Hemen üye ol, seçkin bir ortama katıl!
mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
drozakdrozak
48, yalova
hasan hüseyin bayarhasan ...
52, istanbul
yorgun_babayorgun...
29, Malatya
lundruvandruslundru...
31, Los Angel
Yakuphan kılınçYakuph...
, Antalya m
seref_cosgunseref_...
52, Balıkesi
6666
56, Ankara

Mesut Yekta

Kitap Adı : Yalınayak Umutların Ülkesi Yazar : Mesut Yekta Yayınevi : GÜNDÜZ KİTABEVİ YAYINLARI

Toprağın Bekareti

her ölümde bozulur bekareti toprağın
ne beyaz kefen bir gelinliktir
ne uğurlayanlar evlilik şahidi
bir ırza geçmedir her erken ölüm
toprak mahsun, toprak üzgün
toprak insanlara küskün

her ölümde bozulur bekareti toprağın
arsız bir yosma olur o
hergün daha çok ölü ister
çatlayınca ar damarı toprağın

satıcılar türer bir süre sonra
her metrekare peşkeş çekilir
mezar satıcı...

bu yürek

seni ne çok sevdiĝimi bilirsin
hava kadar, ekmek kadar, su kadar
alışmışım, yaşayamam sensiz
korkarım sensizlikten
yaşamış en büyük korkak kadar

seni ne çok sevdiĝimi bilirsin
ansızın damlayıpta içime
ılık ılık aktın kalbimin derinliĝine
sonra gönlümün sahilini
adımladın martı sesleri eşliĝinde

...

sarı esaret

eli kelepçeli bir kadın
izi kalmış bileĝinde esaretin
fırlatırken bakışlarından ölü bir imdadı
çıkıp geliyordu
insanlık damarı kabaranlar
çıkarıp köhne kelepçeleri
altın kelepçe takıyorlardı yerine
bilezik hediye edercesine
gülücükler dolaşıyordu
yüzünde kadının
farkında olmadan
sarı bir esaret taşıdıĝının

çocuklarımız

ihtiyar doĝar çocuklarımız
aksaçlı, aksakallı, yada kel
ve beşikte yazarlar anılarını
vakit darlıĝından
ömür yetmez çoĝu zaman
bıyıklarının terlediĝini görmeye
fazla soru sorma onlara
çocukluĝu, gençliĝi
uçurtma uçurmayı kırlarda
...

sitem

nicedir zambaklara verilen sular
boşa gider oldu sebepsiz yere
rap rap sesi çıkarmıyor ordular
artık kalkmıyormu eller göklere

ellerime kelepçe vurulalı
fikrimi kurtaramadım hapisten
mezarlıkta mahkeme kurulalı
vazgeçtim mezarlıklara gitmekten

yıllardır kezzaplanan bozkırlarım
dökmüş kederden ak pak saçlarını
bitkisel hayatlı tüm duygularım
çırpınır vermemek için canını
...

ısır

çiçekler saksıda, kuşlar kafeste
mahpus hayatıdır süren bu asır
köpek evcilleşmiş, kaplan kümeste
ey kudurmuş insan gel beni ısır

sonbahar

hani yapraklarımız vardı ya
sonbahar akşamları dökülen
bir veda vaktiydi kuşların
konmamak üzere uçtuğu
ayaz ile kavrulan ellerimden

hani umutlarımız vardı ya
sonbahar rüzgarının götürdüğü
gölgemizde uyuyanların kaçıp
sevdamızı gizlice yürüttüğü
bize su veren ellerin
ba...

Syndicate content