Mesut Yekta

Kitap Adı : Yalınayak Umutların Ülkesi Yazar : Mesut Yekta Yayınevi : GÜNDÜZ KİTABEVİ YAYINLARI

atsız süvari

sahralar bende koparır fırtınalarını
kızgın kumlar ayaklarımda yaşar
tabanlarımda hisseder sıcaklıĝını
ve hergün yürürüm ben sahralarda
azıĝım tecrübem ve mataramda umutlarımla
giderim güneşin ülkesine
rahvan atlarım yok benim
hoyrat süvarilerin arasında
atsız bir süvariyim

puslu vakitlerin yörüngesinde
paslı gölgeler at sürer, cirit oynar
ci...

doğumgünü

kendim olarak doĝmuştum
yirmi yıl önce
bakışlarımda ışık
dileklerimde kar beyazı bir güzellik vardı
ve her bebeĝin gözlerindeki o bilge bakış
yerleşmişti benim de gözbebeklerime
gözlerim evreni tanımaya adaydı

çok sular geçti köprülerin altından

düşünce

şimdi yapayalnızsın
gecelerin mahkumu
vakit tamam olunca
kapına gelir azrail
ceddine kavuşursun

toprak sana aşıktır
basar bağrına seni
küçücük çukurda
eritir her zerreni
ruhun hesap gününde
ızdırapla kıvranır
cehenneme gidersen
...

düşün

düşün düş´ün ne kadar gerçeklik payı var
hergün binlerce insan acep niçin doĝar

maziye tutunup yaşamak mı kâr
yoksa o da kuru bir saçmalık mı
yarını bugünden istemek kadar

ben kimim, sen kimsin, onlar kimdiler
beşikten mezara gelip gittiler
o selvi boylular, cican yiĝitler
neden zamansızca çekip gittiler

dü&#3...

İyi ki Doğdun

kimi insanlar demiştim
doğuşlarıyla zenginleştirirler dünyayı
tüketmezler hayatı çünkü
köre göz
sağıra kulak olurlar
can katarlar dünyanın kuruyan damarlarına

dostluğun
sıcak bir ekmek
çöl sıcağında serin bir gölge gibi

iyi ki doğdun
düşünceleri alman
saçları kürt
gözleri akdenizli
yüreği evrensel arkadaşım
iyi ki varsın

gel artık

kaç yıldır hep yollarını gözledim
beni çok bekletme gayrı gel artık
ah bir bilsen seni ne çok özledim
özletme kendini fazla gel artık

karanlık korkusu

bir okyanus, bir deniz
akıyor gönül nehirlerimden
iklimlerime gül diktim
bir soluk istiyorum umuttan
ve asırlık esaretimden azad olmayı bekliyorum
hasretimi iliştirip ucuna kalemimin
bir mektup yazıyorum güneşe

gönder ışıklarını kuytularına ülkemin
aydınlanmamış tek bir ev,
tek bir köşe kalma...

Akşam Iniyor Şehre

akşam iniyor şehre
bir çift ayak yürüyor
adını kaldırımlara
kazıyarak

akşam iniyor şehre
zebaniler dadanıyor geceme
cehennem azabını
dünyada tattırarak

akşam iniyor şehre
yine elimde bavul
omuzumda ceketim
bir tren kalkıyor yüreğimden
ruhumu acıtarak

bebek 1

kimbilir kaç bebek
uyuttun kucaĝında
kaç gözü kapattın
ninniler okuyarak
ama uyutamazsın beni
öyle bir çırpıda
kimi ninniler
bebeĝi uyanık tutar

kasapvari

akın ediyordu yığın yığın et
kasabada mekan kurmuş kasaba
ruhu yoktu etlerin
ayrılmıştı kelle vucuttan
üstlerinde sağlıklı damgasıyla
en tazeleri etlerin
çengele takılıpta sıra sıra...

Syndicate content