Mesut Yekta

Kitap Adı : Yalınayak Umutların Ülkesi Yazar : Mesut Yekta Yayınevi : GÜNDÜZ KİTABEVİ YAYINLARI

yarınlar diyaloğu

-- dün çocuklar söyledi, bey!
yarınları yokmuş onların
yarınsızlarmış
yarın sızlarmış onların da yüreĝi
hüzün düştü kalplerine, bakışları kırık
aĝıt yakıyorlar durmadan yarınlarına
geçerken soruversen biryerlerden
pahalı birşey olmasa gerek

bahar zamanı

ey sineme mermi yaĝdıran tüfekler
biliyorum öfkeniz sineme deĝil
sizi kusturan, tetiĝe basan eldir
ama bu benim derdime çare deĝil

kaderime bakıp aĝlayan bulutlar
bozkırımı yeşertmez gözyaşlarınız
susuzluktan bir bir kuruyor umutlar
hüzün yeter, nerde kaldı feryadınız

gülistanımın güllerini çalmışlar
kör dikenlerle döşemişler ...

daha yaşken

daha yaşken aldım elime kalemi
yazıyorum, yazılacak ne varsa
ve tanımaya başladım alemi
görecek çok şey var, ömürse kısa

yüklendim yükünü aĝır hayatın
taşıdım bunca yıl hiç bıkmayarak
gemleri elimde benim kır at&#...

yollarda

kopmuştur gayrı zinciri
yolumu kesen setlerin
bir sonbahar günüdür
her taraf yaĝmur, çamur
yalancı dostlara veda etmeden
valizime doldurduĝum buruklukla
yollara çıkıyorum, çetin yollara

maceradır bu, ölümle burun buruna
kaç ülke geçiyorum, kaç daĝ, kaç deniz
havadan, karadan, sudan
ömrümün en uzun yolu
kısalıyor ömrümle beraber

atsız süvari

sahralar bende koparır fırtınalarını
kızgın kumlar ayaklarımda yaşar
tabanlarımda hisseder sıcaklıĝını
ve hergün yürürüm ben sahralarda
azıĝım tecrübem ve mataramda umutlarımla
giderim güneşin ülkesine
rahvan atlarım yok benim
hoyrat süvarilerin arasında
atsız bir süvariyim

puslu vakitlerin yörüngesinde
paslı gölgeler at sürer, cirit oynar
ci...

doğumgünü

kendim olarak doĝmuştum
yirmi yıl önce
bakışlarımda ışık
dileklerimde kar beyazı bir güzellik vardı
ve her bebeĝin gözlerindeki o bilge bakış
yerleşmişti benim de gözbebeklerime
gözlerim evreni tanımaya adaydı

çok sular geçti köprülerin altından

İyi ki Doğdun

kimi insanlar demiştim
doğuşlarıyla zenginleştirirler dünyayı
tüketmezler hayatı çünkü
köre göz
sağıra kulak olurlar
can katarlar dünyanın kuruyan damarlarına

dostluğun
sıcak bir ekmek
çöl sıcağında serin bir gölge gibi

iyi ki doğdun
düşünceleri alman
saçları kürt
gözleri akdenizli
yüreği evrensel arkadaşım
iyi ki varsın

düşünce

şimdi yapayalnızsın
gecelerin mahkumu
vakit tamam olunca
kapına gelir azrail
ceddine kavuşursun

toprak sana aşıktır
basar bağrına seni
küçücük çukurda
eritir her zerreni
ruhun hesap gününde
ızdırapla kıvranır
cehenneme gidersen
...

düşün

düşün düş´ün ne kadar gerçeklik payı var
hergün binlerce insan acep niçin doĝar

maziye tutunup yaşamak mı kâr
yoksa o da kuru bir saçmalık mı
yarını bugünden istemek kadar

ben kimim, sen kimsin, onlar kimdiler
beşikten mezara gelip gittiler
o selvi boylular, cican yiĝitler
neden zamansızca çekip gittiler

dü&#3...

Akşam Iniyor Şehre

akşam iniyor şehre
bir çift ayak yürüyor
adını kaldırımlara
kazıyarak

akşam iniyor şehre
zebaniler dadanıyor geceme
cehennem azabını
dünyada tattırarak

akşam iniyor şehre
yine elimde bavul
omuzumda ceketim
bir tren kalkıyor yüreğimden
ruhumu acıtarak

Syndicate content