6666
56, Ankara
ZüricherinZüric...
19, ZÜRICH
şehribanşehriban
18, Van
Seyfi KaracaSeyfi ...
45, Bad walds
Gonca GÜLGonca GÜL
24, Kayseri
mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
idriscaglaridrisc...
, Elazığ
nesimseknesimsek
49, Ankara

Mesut Yekta

Kitap Adı : Yalınayak Umutların Ülkesi Yazar : Mesut Yekta Yayınevi : GÜNDÜZ KİTABEVİ YAYINLARI

Şiir

bu çaresiz tükenişin çıĝlıĝıdır
doĝ mayan güneşin sabahında
yüreĝ im yanardaĝ olduĝu gün
belki de püskürttüĝü son lavsın

sen bir burjuva kızısın şiir
bense sokaĝ ına mendil açmış dilenci
hani derler ya´´ dünyalarımız ayrı ´´
hayalinin bile elini tutamam
sessizliĝ e gömülür duygularım

sen zümrütten dünyalara layıksın
paslanmak yak...

Çatlarsa Sevda

hayat bu
şarkılar susabilir ansızın
ve sessizlik konuşmaya başlar
ateş söner,tutuşur su
okyanuslar tükenir durmadan
ellerim arar seni
gözlerimde patlamaya hazır kaç volkan
kaç düş var seninle yaşamayı bekleyen
ya soğursa yüreğindeki ateş
ne olur
çatlarsa orta yerinden sevda
yaz sıcağındaki toprak gibi
susuz ve çorak kalırsa

Büyüme Daha İyi

ne çok macerası olmuşsa
yelkovanla akrebin
ne çok benzemeye başlamışsa
maymun ellerine
senin bebek ellerin
o kadar büyümüşsün demektir
büyüyen insanlığın değil
büyümek hergün biraz
insanlığından yemektir

büyümek
cilve yapan meyvelere inat
insan etine diş geçirmektir

saat 12 yi vurur
balkabağından arabaların sihri bozulur
masal kahramanlarına dar gelir artık belleğ...

Yalınayak Umutların Ülkesi

yağız hırsızlar çaldı
ayağının altındaki toprağı
ağacında yeşeren her yaprağı
kanadı teninde zaman
utandı azrail seni yoklayıp durmaktan
utandı filistin askısı
toprak utandı
seninle beslenmekten
bir tek postallar utanmadı
hayatının üstünde gidip gelmekten

şimdi teneşir kokusu avuclarında
griye boyanmış kaçıncı düşün bu
gömdüğün
kaçıncı dikenli tel
etrafına örd...

Şiirsel Matematik

onurun, özgürlüğün, şerefin = 1
malın, mülkün, evin = 0
varsa bir de şöhretin = 0
düzinelerce evlat = 0
makamın var, koltuğun rahat = 0

sadece birincisi sığar kefene,
topla da rakamları
ne kadar zenginsin bir bulmayı dene

hayat ve ölüm

hayat bir ölümdür, ölüm yaşamak
heybetli mezarlar sadece kapı
aradan geçince kısa bir firak
yine açılacak yeni bir kapı

hayat temiz kardır daĝ doruĝunda
zaman güneş olup eritir onu
ve temizdir her çocuk doĝduĝunda
karartırlar zamanla soluĝunu

sevgi buram buram kokan bir zambak
bir ab-ı hayattır susamışlara
ve herkese sinesini açarak
hayat olmak ...

yasak

sen gülerken bile
ağlayan bir tarafın oluyor daima
oysa gülmek yakışıyordu sana
yoksa doğduğun topraklarda
gülmek yasak mı

gözlerinde bir mumun
son saniyeleri kadar ışık var
dadanmış kokusu açlığın
nefesine
yazılı yıllık tarihin
açlığından doyuyor bü...

Seni acılarıma gömdüm

seni acılarıma gömdüm
acılarımı da gömüleceğim topraklara.
ne zaman bir yanım acısa hafiften
üçünüzü hatırlarım elimde olmadan
seni, acılarımı , birde toprağı

seni acılarıma gömdüm
acılarımı da yeşereceğin topraklara
çünkü sen çiçek açmalıydın
asılacağım ağacın dallarında
bense beklemeliydim sabırla
durmadan alnımın çatından ...

hüzün mevsimi

topraktan değil, hüzünden yaratıldık
gözlerimizde salkım salkım gözyaşı
hangi beden gülücük giysek uymuyor
hergün kendini büyütüyor yalnızlık
her sabah mahzun bir güneş doğuyor
ışıkları tenimizde hüzne dönüşüyor
ve akşam kızıllığını beklemekle geçiyor ömür

elimizde alışveriş filesi
ucuz hüzünler ...

yarınlar diyaloğu

-- dün çocuklar söyledi, bey!
yarınları yokmuş onların
yarınsızlarmış
yarın sızlarmış onların da yüreĝi
hüzün düştü kalplerine, bakışları kırık
aĝıt yakıyorlar durmadan yarınlarına
geçerken soruversen biryerlerden
pahalı birşey olmasa gerek

Syndicate content