Mesut Yekta

Kitap Adı : Yalınayak Umutların Ülkesi Yazar : Mesut Yekta Yayınevi : GÜNDÜZ KİTABEVİ YAYINLARI

Şiir

bu çaresiz tükenişin çıĝlıĝıdır
doĝ mayan güneşin sabahında
yüreĝ im yanardaĝ olduĝu gün
belki de püskürttüĝü son lavsın

sen bir burjuva kızısın şiir
bense sokaĝ ına mendil açmış dilenci
hani derler ya´´ dünyalarımız ayrı ´´
hayalinin bile elini tutamam
sessizliĝ e gömülür duygularım

sen zümrütten dünyalara layıksın
paslanmak yak...

Çatlarsa Sevda

hayat bu
şarkılar susabilir ansızın
ve sessizlik konuşmaya başlar
ateş söner,tutuşur su
okyanuslar tükenir durmadan
ellerim arar seni
gözlerimde patlamaya hazır kaç volkan
kaç düş var seninle yaşamayı bekleyen
ya soğursa yüreğindeki ateş
ne olur
çatlarsa orta yerinden sevda
yaz sıcağındaki toprak gibi
susuz ve çorak kalırsa

Büyüme Daha İyi

ne çok macerası olmuşsa
yelkovanla akrebin
ne çok benzemeye başlamışsa
maymun ellerine
senin bebek ellerin
o kadar büyümüşsün demektir
büyüyen insanlığın değil
büyümek hergün biraz
insanlığından yemektir

büyümek
cilve yapan meyvelere inat
insan etine diş geçirmektir

saat 12 yi vurur
balkabağından arabaların sihri bozulur
masal kahramanlarına dar gelir artık belleğ...

Yalınayak Umutların Ülkesi

yağız hırsızlar çaldı
ayağının altındaki toprağı
ağacında yeşeren her yaprağı
kanadı teninde zaman
utandı azrail seni yoklayıp durmaktan
utandı filistin askısı
toprak utandı
seninle beslenmekten
bir tek postallar utanmadı
hayatının üstünde gidip gelmekten

şimdi teneşir kokusu avuclarında
griye boyanmış kaçıncı düşün bu
gömdüğün
kaçıncı dikenli tel
etrafına örd...

Şiirsel Matematik

onurun, özgürlüğün, şerefin = 1
malın, mülkün, evin = 0
varsa bir de şöhretin = 0
düzinelerce evlat = 0
makamın var, koltuğun rahat = 0

sadece birincisi sığar kefene,
topla da rakamları
ne kadar zenginsin bir bulmayı dene

girdap

ansızın bir girdap sardı beni
çekti hüznün derinliklerine
gölgemi aldı bulutlar
kimsesiz kaldım

umutlarım buram buram kokarken
infilak etti çiçeklerim
topraĝa gömüldü arzularım
bir yalnızlık sireni çaldı
hep sessiz kaldım

uzaklara düĝümlendi gözlerim
bir güvercinin gelişini görmek istedim
güneşin kızıllaştıĝı yerden
gelen olmadı kargadan başka
habersi...

hüzün mevsimi

topraktan değil, hüzünden yaratıldık
gözlerimizde salkım salkım gözyaşı
hangi beden gülücük giysek uymuyor
hergün kendini büyütüyor yalnızlık
her sabah mahzun bir güneş doğuyor
ışıkları tenimizde hüzne dönüşüyor
ve akşam kızıllığını beklemekle geçiyor ömür

elimizde alışveriş filesi
ucuz hüzünler ...

yarınlar diyaloğu

-- dün çocuklar söyledi, bey!
yarınları yokmuş onların
yarınsızlarmış
yarın sızlarmış onların da yüreĝi
hüzün düştü kalplerine, bakışları kırık
aĝıt yakıyorlar durmadan yarınlarına
geçerken soruversen biryerlerden
pahalı birşey olmasa gerek

bahar zamanı

ey sineme mermi yaĝdıran tüfekler
biliyorum öfkeniz sineme deĝil
sizi kusturan, tetiĝe basan eldir
ama bu benim derdime çare deĝil

kaderime bakıp aĝlayan bulutlar
bozkırımı yeşertmez gözyaşlarınız
susuzluktan bir bir kuruyor umutlar
hüzün yeter, nerde kaldı feryadınız

gülistanımın güllerini çalmışlar
kör dikenlerle döşemişler ...

daha yaşken

daha yaşken aldım elime kalemi
yazıyorum, yazılacak ne varsa
ve tanımaya başladım alemi
görecek çok şey var, ömürse kısa

yüklendim yükünü aĝır hayatın
taşıdım bunca yıl hiç bıkmayarak
gemleri elimde benim kır at&#...

Syndicate content