MAHMUT CANTEKİN

CANLARIM

“Öğrencilerime”

Dinle beni çocuğum!
Bugün seni bağrına basan,
Annen baban var…
Az çok iyi kötü,
Önüne geliyor ekmeğin aşın…

Yarınları düşün!
Takvim yaprakları birer birer,

BÜYÜT SEVGİYİ

Kanarken açtığın yara,
Sızlatırken sapladığın hançer,
Nasıl dayanır yürek vurguna?
Gel insafa,
İnsafa gel güzelim,
Körükle gidilir mi yangına?

Zirvesidir sevda,
Saf güzel kutsal duygula

BULUTLAR

Hey bulut!
Ak ak bulut!
Yavaş yavaş değişiyor rengin,
Yâr mı değil senin dengin?

İhanet senden mi nazlı yâre?
Yâr mı etti yüreğini bin pare?
Ne o halin,
Bahtım gibi kalmışsın biçare?

B

BUL BAŞKA DİYAR

Var yanık gönlüm var,
Bul kendine başka diyar,
Lime lime olmuş ciğerin,
Buharlaşmış vicdan ar,
Git dost elinde yaran sar…

Var yanık gönlüm var,
Yüzü maskeli ipek eyerli,
Her büyük sahtekâ

BU YÜREK SEVDİ SENİ

Ey gönlümün çilingiri,
Çileli ömrümün baharı,
Sevginin baş mimarı,
Duygularımın ak kanadı,
Gözlerimin nurusun…

Ey hüznümün silindiri,
Hicranımın tek tabibi,
Sevdamın sahibisin,
Aşkın seh

BİR MİKROBUN ÖLÜMÜ

Bir sabah,
Evlat bağırdı:
“Babam öldü!”
“Babam öldü!”
Toplananların yüzünde kuşku,
Toplananların yüzünde korku!
Hepsinin beyninde aynı soru,
Tekrar dirilir mi acaba?

Evlat bağırdı yine;

BİR HİÇİN HİKÂYESİ

Aslında bir hiçti,
Peşindeki sürünün pençesi,
Pervasızlaştırdı,
Soktu havalara…

Temelsiz efendilik biçti,
Çürük kumaşından,
Düdük kamışından,
Kendi kendine…

Baştanbaşa suçtu,
Kul bul

BİR DURUŞTUR SEVDAMIZ

Bir tatlı kuştur sevdamız,
Mekânımız masmavi gök çadırı…
Tüm gündüzler arifedir bize,
Bayram sabahıdır geceler…
Kanatlanır sevinç gönüllerde,
Uçar gider süzüle süzüle…

Bir tatlı bakıştır s

BİN DÜŞLERİMİN KANADINA

Aşkım,
Güzel gözlü ceylanım,
Yüreğimin sevdası,
Bir tanem!
Bin düşlerimin kanadına,
Yelken aç maviliklere…

Süsle düşlerimi,
Yaşama küsmüş gönlüm,
Varsın aşkın tadına…
Gönlümün sahibi,

BEYİNSİZ MAŞAYDI BABAN

Utanmaz Adıyamanlı,
Şair geçinen zavallı,
Babasının yaz aylarında,
Dam başında tahta köşkte,
Anlattıklarıyla övünüyor şiirinde…

1915 kırımında babası,
Kahramanmış koçmuş,
Kılıçla tahrayl

Syndicate content