Hüzün

Bir Sevmelik Canım Kaldı

merhaba,
sıcak bir merhaba önce
geciktim
uzak yollardan geldim
bavulumda kanayan aşk yaraları
yol yorgunuyum da üstelik
kendime gelmeye çalışıyordum
bilmeden sana geldim

HAN DUVARLARI

Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...

BİLİYORUM BU YARA HİÇ KAPANMAYACAK

Telefonlarıma cevap vermeyeceksin…Cevap versen bile, öyle yorgun öyle
isteksiz çıkacak ki sesin, bir küfür gibi…

Sevmeyeceksin beni…Biliyorum bu şehri bana dar edeceksin…

İMKANSIZ AŞK

Falcı kadın yalan söylüyor yalan

Bizi birbirimiz için yaratmış Tanrımız

Nasıl mümkün değilse

Yıldızları toplamak gökyüzünden

Öylesine imkansız bir şey aşkımız

AH! NEYDİ BENİM GENÇLİĞİM

Nerde böyle hüzünlenmek o zaman;
İçip içip ağlamak,
Uzaklara dalıp şarkı söylemek;
Hafta sekiz ben eğlentide;
Bugün saz,yarın sinema,
Beğenmedin Aile Bahçesi;
Onu da beğenmedin,parka;

HÜZÜNDE LİMAN

Kör keserdir cehalet,
Nişangâhta umut,
Kemirgen zaman,
Kıvranıyor can,
Hüzünde liman…

Baskısız eserdir hasret,
Prangalı şafak,
Güneş yolcusudur düş,
Adım başı fak,
Umut üşümüş…

Sürüy

HÜZÜN DAĞI

Tut anne,
Yüreğimi tut,
Isıtsın ellerinin sıcaklığı,
Katranın karasıdır bulut…

Kan gölünde umut,
Yerin dibine batsın,
Ölümü kutsayan beyin,
Can alan komut...

Vampir günler,
İşkembeler som

Roza

Yağmurlar pusmuş Roza, bulutlar ürkek
Bozgundalar sanki hep bütün mevsimler
Boynu bükük güller buradan gidecek
Başladı yine zâlim merasimler
Yağmurlar pusmuş Roza, bulutlar ürkek

Öz suyunu ağ

BU NASIL DÜNYA

Bu nasıl Dünya gülüm,
Doğduğum andan beri,
Gördüğüm duyduğum zulüm,
Coğrafyam barut fıçısı,
Ortalık kan revan…

Bu nasıl Dünya gülüm,
Orta çağdan miras kalan,
Sürüyle yavan divan,
Hep bi

BAŞTAN KALDIR BAŞINI

Darılınca cebe para,
Kıran girer bitenlere…
Tüp biter,
Yağ biter,
Can çekişir tuz,
Çay şeker gözde tüter…

Karılınca günle kara,
Çalınmaz kapı zili…
Dostlar kar olur,
Postlar nar olur,

Syndicate content