Hayat Sevinci

Gölgeleyin

Tuzu ekmegi sogani zeytini marulu ve tursili unutma haaaaaa
Diyeceksin …
Madem duvarin gölge dibindesin
Madem gelene gecene naaber ,
Nedir nereyesin böyle dalga dümenleyeceksin
Hic degilse agir

Kayiklasan Dalgalarla

Görülecek bütün isleri kistan yaza
Yazdan güze arzedip birakmadan
Elin yüzün yunup bittim seninleyim demeye ne güzelce
Bir damla ömrü hayatini bütün hesaplarin sadeliginde durultan
Taaa ilkin saba

Kusluk Vakti Güvercin

Ben uykudayken avuclarimin acik kaldigi
Kimsesiz mektuplar birikmis dünya denen pencere
Gün güvercinleri ucurmaya cahil cevlan olmus deli gönlümün
Uyandigimda bag bahce bahar güz ve yaz
Kardan buz

Siren Seyran

Fay hatti derin siren
Yönünde sürüklenip aktigimiz yol ve yolculuklar suskuna kesisik
Bagliligi olmazsa silinir söner kesilir haddizatine
Verilmis amanlardan sona dogru cekilip bir tren gari gibi

Catal Yürekten

Aradimiydi hemen bulup bulustugum
Ömrümün her celsesi bir hüzam mizrap her cengi zipkin mizragi
Araliklarda nice mektup nice burusuk yazi karakalem
Saz ile söz arasinda gezen göcebe bir cigligin
I

Kapidaki Hüzün Cingiraklari

Irmagin üstünde ay
Gecenin icinde beklesip duran insan kalabaliklar
Asvaltta koskocaman kent ve köprü..
Gecesi uzun olurmus her kisin belli ve bilinir zati..
Eski bir sandiga el uzattikca evrak
U

Huzuru Divana

Illakiye nezaketen incelik olsun diye degil
Yerine göre ve gerektigi kadar söz selam ve sebat
Yoksa ne kiymeti harbiyesi vardir dünün yarinin bugunün
Ne de inan olsuna samimiyetlilikten gercekligi

Bulanik Mizika

Perdenin bu tarafi bal peynir ve tuz..
Perdenin diger tarafi camdan beyaz treas tunc ve kavanoz
Bu da degil
Burasi da degil
Bunlar da degil tabak canaklari raftan rafa ucup gezen arinin
Hop oturu

Gamsiz Hanelere Varinca

Birgün yorulacak seni gezen
Sesler azalacak uzaklasacak yakin devran
Bilen duyan farkeden hersey etrafini yegni edip yavaslayacak
Suyun yüzündeki kücük taslarin düstügü katreler
Yayildikca silin

Büfeci Sara

Sulu seftali ve ezilmis taze incir
Her tepenin ardinda yola cikan asvalt kenari tezgah gibiydi
Eylenip durdugum agustos sonu eylülün basi gibi bir vakit
Büfeci kadin…
Sara….
Hos bes ne var nasil

Syndicate content