Hasret

Monna Rosa

Monna Rosa

I-AŞK VE ÇİLELER

Monna Rosa, siyah güller, ak güller;
Gülce'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister;
Ah, senin yüzünden kana batacak,

Zindandan Mehmet'e Mektup

Zindan iki hece Mehmed'im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed' im!
Kavuşmak mı? ... Belki... Daha ölmedim!

Beklenen

ne hasta bekler sabahı
ne taze ölüyü mezar
ne de şeytan bir günahı
seni beklediğim kadar

geçti istemem gelmeni
yokluğunda buldum seni
bırak vehmimde gölgeni
gelme artık neye yarar

HERŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin

SEN VURDUN DA BEN ÖLMEDİM Mİ

Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...

MEMLEKET İSTERİM

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Sevemiyorum

Bir çığlık çöktü üzerimize
artık seni duyamıyorum

Yıldızı sönmüş gözlerinin,
yalpalıyorum bakışlarının karanlığında,
yolumu bulamıyorum

Mevsim hep güzü gösteriyor söz verdiğin yerde bekle

Güzel

GÜZEL
Gel eğleme beni gurbet ellerde
Hazanda gülümü solduran güzel
Koma beni yadla yaban ellerde
Kaş altından bakıp,eğleme güzel

Gönlüm düştü sana böyle ezelde
Kalksın aramızdan engeller güzel

Anadan Ayrılmak

ANA'DAN AYRILMAK!

Onüç sene evvel, onüç Ocak'ta
Bir figan kopmuştu bizim ocakta
Hareketsiz yatıyordun yatakta;
Uçtun gittin"Anam" gece kapkara
İçimde açıldı derin bir yara.

A

BANA SOR

Bana sor güzelim,
Ayrılığı bana sor…
Doğduğum topraklar,
Benliğimin nakışçısı,
Sevdası dağ,
Sevgisi bağ,
Hasreti gönlümde kor…

Kâhta’yı bana sor,
Umudum,
Sevdam,
Filizlendi doğan günle

Syndicate content