kimseye anlatmazsın derdini, sanarsın ki anlamazlar,
kimseye bahsetmezsin düşüncelerinden,sanarsın ki çalarlar,
kimseye açmazsın kapını,ardında kim olduğunu bildiğin halde,
Kalın perdelerini çekerim günlerin
Işık girmesin diye ruhumdan içeri
Kalabalıklar üstüme üstüme gelir
İnsanlar yorar beni
Herkes gündüzleri bekler
Ben Geceleri.
Sokak aydınlık
Ölü rüzgarlar ağaçlarla sevişiyor
Yapraklar içime dökülüyor, apansız
Sarartmadan yüzündeki yalnızlığı
Ve karanlık an be an
Bir şimşek gibi göğsünde mavinin, ağlıyor…
Batman, Diyarbakır, Siirt…
Ne çok sıkıştı zaman şehirlerime
Ayak izlerim değişti
Küçük bir karanlığım gölge ıslaklığında
Radyoda aşk tutulması şarkıları
Ve ruhuma acılar ektim
Şiir elinden…
Islanıyor saçlarında yağmur
Koynunda ölü düşler
Sen şehre yobaz dersin
Dilinde intihara durmuş yeminler
Gözlerin siyasi bir kargaşa gibi
Gözlerin misafir ölüm ilanımda
Bir Yahudi bıçağında kirlenir
Çocukların gölgeleri
Ve bir babadan acının izmaritleri
Denizi arar sönebilmek adına
Ve adına şarkılar söyleyerek
Zaferin tacına yüz sürdü ecnebi
Sonra şiir doğdu
Şafağı çırılçıplak bir kitap
Ve ağzımız tıka basa isyan
Gözyaşı hurafeleridir belki
Üstümüzü giydiren yağmur
Ve anlamak
Sadece şiire ömür yaktırarak
‘Bizce’ ye varır…