mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
umut98umut98
12, istanbul
ÖZSAN GÜZELOĞLUÖZSAN...
50, LEFKOŞA
pamukkalepamukkale
43, denizli
nesimseknesimsek
49, Ankara
Kış GüneşiKış ...
, istanbul
persiapersia
,
Emirhan ErtaşEmirha...
, Izmir

Publish Your Poems, Quotes, Lyrics and more...

Publish Your Poems, Quotes, Lyrics, Videos, Jokes and more for FREE...
Create new account for free

sevgi

SEVGİ

Öncelikle kendimize değer vermeli,
Önce kendimizi sevmeyi öğrenmeliyiz hayatta...
Kendimizi sevmeyi başarabilirsek her şeyi sevebiliriz.
Nedensiz yere kendini sevmek ve kendinle barışık olmak, sevginin sebep ve koşullara bağlandığı bir dünyada çok garip bir şeymiş gibi algılanabilir çoğu zaman. İnsanların çoğu sevgiyi unutmuşken kendini sevmeyi nerden bilecekler.
Kendini sevmekten yakıtını alan bir yaşamda, denge hâkimdir. Dışarıdan beslenme ihtiyacı yoktur, sadece ruhun neşesi ve tutkusu vardır.
O yaşamda ruh ve insan parçası birleşmiştir ve seçimler o birleşmişlikten gelir. Yaşamınızda kimse olmasa dahi ruhun gerçek neşesi yanı başınızda olur.
En başta kendimizi sevmeyi ve tüm insanlara sevgi penceresinden bakmayı beceremeyiz çoğu zaman...
Sevmek istersen birini, önce kendini seç. Sonrası zaten gelir. Herkesi, neyi istersen, sevebilirsin o zaman.
SEVGİ insanların ruhunda saklı olan bir enerjidir. Bir insan hayatında, sevginin en güzeli, en değerlisi ve hayırlısını diler kendi için. Bununla beraber insanlar her zaman bu becerilerini ideale yakın bir değerde kullanamamaktadır. Yani birbirlerini gerektiği gibi sevemiyorlar. Kendileri için dilediklerini bir başkası için dilemek bazen de işlerine gelmiyor sanırım. Hâlbuki bilseler başkaları için dilediklerini aslında kendileri için diliyorlar. O zaman anlarlardı başkalarının değerli olduğunu. Sevilmesi gerektiğini.
Bir insan için sevgisizlik, bütünüyle doğa dışı ve bir hastalık halidir.
Oysaki her hastalığın etkenini arayıp bulmak ve onu ortadan kaldırmak gereklidir. Hasta olduğumuzda bir yerimiz ağrıdığında doktora gitmiyor muyuz?
İnsanın öz varlığına karşı, yapmakla yükümlü bulunduğu, büyük vazifelerinden birini oluşturur sevmek.

Sevgi ve sevgisizlik ruhsal bir olay olduğuna göre, sevgisizliği meydana getiren sebeplerin de ruhta aranması gerekir.
Öyleyse, önce niçin sevemediğimizin nedenlerini araştıralım:
Sebeplerden birisi, otomatik yaşamaktır. İkinci sebep dış tesirlerdir. .
Mutluluğumuzun düşmanı olan bu hastalık, sevgisizlikten de kaynaklanır çoğu zaman. Çocukluğumuz sevgisiz ve tartışmalarla dolu bir ailede geçtiyse eğer, her yerde bu ailenin bıraktığı izlerini görürsünüz.
Geçmişe takılı kaldığınız sürece de sevmeyi öğrenemezsiniz. Bazen eşler bir konu için tartışırlarken, suçlu olarak kendilerini görmek yerine başka bir suçlu ararlar. Bulabildikleri en yakın suçlu da çoğunlukla çocukları olur.
Kendi hatalarını bir başkasına yüklemek kabullenmekten daha kolaydır.
Çocuğunuza söyleyebileceğiniz en kötü söz, her şey senin yüzünden oluyor, ya da sen olmasaydın, bilirdim yapacağımı dersiniz ya. Bu sözler dökülürken ağzınızdan onun yarınlarını etkileyeceğinizi nereden bileceksiniz ki.
Sevgisiz bir ortamda büyüyen ve olanlardan kendini suçlu hisseden çocuklar önce kendinden nefret eder, kolay kolayda kimseyi sevemezler.
Ailesine içten içe kin duyarken, hayattan fazla bir şey beklemezler. İçine kapanır ve her şeyin sorumlusu kendi olduğunu düşünen çocuklarımız, yarınlardan umudunu keserler. Anlamadan en büyük kötülüğü yaparsınız çocuklarınıza yaptıklarınıza suçlu ararken. Aile içi sorunlarda çocukları kendi davamızın içine çekmemek gereklidir. Onun hayatını güzelleştirmemiz gerekirken yarınlarını karartmamalıyız.
En büyük iyiliği, en büyük kötülüğü yine kendimiz yaparız kendimize.

"Ne edersen kendine edersin kendi kendine"
Ne kadar doğru bir sözdür bana göre.
Çocuklarımıza büyürken verdiğimiz mutsuzluk bize geri döndüğünde canınız yanar. Kendi eseriniz olduğunu bile anlayamazsınız. Onun için çocuklarımıza iyi gelecek hazırlamamız için onları sevgiyle kucaklayalım her zaman. Başını kaç kere okşadınız ya da kaç kere sebepsiz kucakladınız çocuğunuzu. Her seferinde dikkat ederseniz kendisi gelir yanınıza sevin diye. Sevgisiz bırakmayın onları sonrasında ben ne yaptım dememek için.

Başkasına zarar vermek isterken kendine zarar veren bir annenin hikâyesini paylaşmak istiyorum burada sizler le.

Köyün birinde, aklı yitik bir delikanlı yaşarmış.
O köyde, yaşayan bir kadının kapısına gidip, her gün ekmek ister, kadın da ekmeğe yağ ve reçel sürüp verirmiş.
Ekmeği alan aklı yitik genç koşarak uzaklaşır, bir yandan ekmeğini yer, bir yandan da ‘’ne edersen kendine, edersin kendi kendine’’ diye bağırırmış sokaklarda.
Bu uzunca bir süre, bu şekilde devam etmiş. Ekmeği veren kadın, gence sinir oluyormuş.
Her zamanki gibi, gene ekmeğe yağ ve reçel sürüp vermiş.
Ama aklı yitik genç, her zaman söylediği maniyi söylerken uzaklaşıp, ekmeği bu defa yememiş. Ormanda bir duvarın üstüne bırakmış. Ağzından çıkan tek şeyse, ne edersen kendine edersin kendi kendine sözü oluyormuş.
Bu arada ekmeği veren kadının oğlu, askerden dönerken otobüsten orman yolunda inip, yürüyerek hava alarak, özlediği köyü biraz gezip, eve öyle gitmek istemiş.
Yürürken çok yorulmuş ve bir yere oturmuş. o anda duvardaki ekmek gözüne çarpmış bakmış ki, yağlı ve reçelli hem de taze, yemiş ekmeği ve orada yığılıp kalmış.
Askerden oğlunun geleceğini bilen kadın, oğlu gelmeyince aramaya çıkmış birde bakmış ki oğlu yerde yatıyor, kucaklamış eve getirmişler.
Oğluna ne olduğunu anlamaya çalışmışlar, baygın öylece yatıyormuş. Doktor muayenesinde yediği bir şeyden zehirlendiği ortaya çıkmış.
Kadının karşısına aklı yetik deli kanlı tekrar gelmiş ve ne edersen kendine edersin kendi kendine, diye bağırmaya başlamış.
O anda kadının aklına, ekmeğe sürdüğü fare zehri gelmiş.
Bu deli ormana doğru gitmişti, ekmekle çünkü. Duvarın üstüne koyduğu ekmekten zehirlenmişti oğlu, hem de kendi elleriyle hazırlamıştı oğlunu öldüren zehri.
Boşa dememişler, çalma el kapısını çalarlar kapını diye. Başkasına yaptığımız kötülükler, kendimize yapacağımız kötülüklere davetiyedir.
Evet, kendimize kendimiz yaparız kötülüğü bir başkası değil.
İnsanın kendisi için yaptıklarını,yapacaklarını bir başkası yapamaz ki..
Onun için kendimize yapacağımız en büyük iyilik te sevgi dolu olmaktır her şeye karşı.
Sevgi önce insan olmaktır. Dünyada var olan her şeyi, sevebilmektir belki de.
Sevgiler paylaşımlarla çoğalır, yarına bırakmamalı, inadına doyasıya sevmeli bugün...

Bazen bir çiçeğin büyümesini izlemek, kimine göre dalgaların sesidir sevgi...
Sevmek birlikte olmaktan mutluluk duymaktır..
Acımak sevmek değil, üstünlüğün kabulü, istemediğine katlanmaktır, çoğu zaman fedakârlık yapmaktır belki de.
Sevgi, başlayınca içinde bir dağ gibi büyür, sel olur. Sevgiye doğru akar gidersiniz. Herkesin hayatta birilerine ihtiyacı, birilerinin senin sevgine ihtiyacı var. İlk adımı siz atın sevdiklerinize gerisi zaten gelir. Onlar size on adım gelecektir.

No votes yet