eynazendeeynazende
, Kırşehi
tahsin_sahintahsin...
64, KAYSERİ
rotterdamlirotter...
, Amsterdam
mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
nesimseknesimsek
49, Ankara
gorkerayirangorker...
,
gülümseegülümsee
21, ısparta
bellabella
34, Kuşadas

Publish Your Poems, Quotes, Lyrics and more...

Publish Your Poems, Quotes, Lyrics, Videos, Jokes and more for FREE...
Create new account for free

Yetmez Ama "Evet"

MAZİYE YOLCULUKLAR – 117

Dersim’in kan gölüne döndüğü günlerde devlet, aksakallı Seyit Rıza’ya elçi gönderir:
— Seyit Rıza gel görüşelim. Seninle anlaşalım. Daha fazla kan akmasın.
Seyit Rıza konuyu yakın çevresine açar. Daha fazla kan akmaması için görüşmeye gideceğini söyler…
Yakın çevresi Seyit Rıza’yı uyarır:
— Bu zihniyetten dost, kurttan post olmaz… Seni tutuklamak için bu bir tuzaktır…
Seyit Rıza, binde bir ihtimal olsa da kanın duracağını umut eder… Dersim Dağlarını terk ederek, Erzincan’a devletle görüşmeye gider…
Devlet, verdiği sözlerden çark eder. Seyit Rıza’yı tutuklar. Erzincan’dan Elazığ’a götürülür…
Gecekondu bir mahkeme kurulur. Seyit Rıza’ya, oğluna ve arkadaşlarına idam cezası verilir. Meydanda önceden hazırlanmış darağaçlarının altına götürürler.
Bu meydanda asılmadan önce Seyit Rıza’ya son sözü sorulur.
Seyit Rıza:
— Oğlum gençtir. Ben oğlumun asılmasını görmek istemiyorum. Önce beni asın. Oğlumu benden sonra asın.
Zalimlerde din, iman, vicdan ve merhamet yoktur.
Seyit Rıza’nın gözlerinin önünde, oğlunun boynuna ipi geçirirler. Darağacında sallandırırlar.
Anlaşalım diye çağırdıkları aksakallı Seyit Rıza’nın, oğlunun ipte sallanışını izlemesini, zevkle izlerler…
Oğlunun ölümü gerçekleşince, yanındaki darağacında Seyit Rıza’yı sallandırırlar… Sigara yakarak ölümünü izlerler…
Seyit Rıza devletin sözüne inanmış, bunun bedelini canı ile ödemiştir…

Bu referandum tartışmalarını her izlediğimde, aksakallı Seyit Rıza’nın bir sözü kulağımda yankılanıyor…
Aksakallı Seyit Rıza şöyle demişti:
Ben sizin yalanlarınızla baş edemedim. Bu bana dert oldu. Ben de önünüzde diz çökmüyorum… Bu da size ders olsun…

Türkiye’yi “AHMAKLAR EVİ” bizi de ”ahmak” gören statükonun (mevcut durumun) yılmaz bekçileri olan siyasetçiler, yazarlar, sözde düşünürler, emekli generaller yüzlerine demokratlık, laiklik, solculuk ve milliyetçilik maskesi takarak yalan bombardımanına devam ediyorlar…
Bu gün yalanlarla baş etmeliyiz. Yalanlarla baş edemezsek, aksakallı Seyit Rıza’nın kemikleri sızlar…

Tutkalla, zamkla yapıştığı koltuğundan seks kaseti skandalıyla kaldırılan Deniz Baykal, bu gün televizyon ekranlarında içi boş inciler dökmeye başladı. Kehanetlerde bulundu:
—Referandumda “EVET” oyu fazla çıkarsa Türkiye bölünür…
Güler misin, ağlar mısın?
Sanki “EVET” kırk gözün buz gibi suyu, Türkiye de Diyarbakır karpuzudur…
At karpuzu “EVET” suyuna, bölük bölük bölünsün…
Herkesi kör, cahil ve ahmak sanıyorlar…

Kemal Kılıçdaroğlu kürsüde bağırıyor:
— Eğer bir sabah evlerinizin basılıp gözaltına alınmak istiyorsanız referandumda “EVET” deyin.
Kemal Efendi beni iyi dinle: Evim senin saçının tüylerinin sayısı kadar, sözcülüğünü yaptığın İttihat Terakki zihniyetindekiler tarafından basıldı…
Beni mi korkutacaksın! Beni korkutup İttihat Terakki zihniyetindekilerle aynı safta yer aldıracaksın. Bana “hayır” dedirteceksin…
Yanılıyorsun…
Kenan Evren işkence hanelerinde boyun eğmeyenlerdenim…
Bu referandumda oyumu açıklıyorum:
—Yetmez ama EVET!

Kemal Kılıçdaroğlu kürsüde bağırıyor:
—Rahibe kıyafetine hayır” afişleri provokasyondur.
Ak Partililerin astığını ima ediyor.
Kemal Efendi, Seyit Rıza’nın yaşadığı günler değil bu günler… Teknik çok gelişti. O afişleri senin belediye başkanının astığı ispatlandı…
Bu teknoloji çağında yalancıların mumu yatsı olmadan sönüyor…
Ne türbanlı kardeşlerimize dil uzatma hakkınız var…
Ne de rahibelere dil uzatma hakkınız var…
Tek partili günlerde de değiliz…

Kemal Kılıçdaroğlu kürsüde bağırıyor:
Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, 27 Nisan muhtırasını Ak Partinin oylarını artırmak için verdi.
Kemal efendi, senin bu sözünü duyan daldaki, damdaki, yerdeki, gökteki kargalar gülmekten altlarına kaçırdılar…
Ben de çok güldüm…

Kemal Kılıçdaroğlu kürsüde bağırıyor:
— Darbe olursa ilk ben tankların önüne çıkacağım.
Kemal Efendi bu kahramanlık ayaklarını bırak, darbe anayasasında yapılan küçücük değişikliklere gölge etme yeter…

Yalan imparatorluğunun beslemeleri, darbe kuyrukçuları, karanlığın ballı böreklerinden yararlanan keneler yalan bombardımanına devam ediyorlar:
—Evet” çıkarsa Ayasofya’ya haç dikilecek, Türkiye bölünecek, emekli yaşı 65’e çıkacak, sağlık hizmetleri paralı olacak, emekliliğe hak kazanmak için ödenecek prim günü yedi binden dokuz bine çıkacak…
Yalan söyleyenlerin burnu Pinokyo gibi uzasaydı ne güzel olurdu…

Karargâhlarında başarısız olan emekli generaller, sözde düşünürler, yazarlar, bilimsel eserlere imza atamayan profesörler ekranlarda bülbül kesiliyorlar.
Kültür seviyeleri benim beşinci sınıfa kadar 300- 400 kitap okuyan öğrencilerimden daha düşük bu çokbilmişlerin…
Bu tipleri görünce öğrencilerimi toplayıp hepsine birer madalya vermek geliyor içimden…
Yalan tarihin yalancı papağanları en çok şu cümleyi tekrarlıyorlar:
— Laiklik elden gidiyor.
Olmayan laiklik gider mi?
Laiklik nedir iyice öğrenin…

Bu referandumda “hayır” bence hayırsızlık getirir… Demokrasi güçleri yara alır… Barış umudu azalır… Çatışmalar artar… Türk ve Kürt annelerin yüreklerine daha çok ateş düşer…

Osman Can’a, Adalet Ağaoğlu’na, Ferhan Kentel’e, Roni Margulies’e yumurta atan ulusalcı zihniyetin çirkin yüzünü bir daha görmemek için “EVET” diyeceğim…
Statükocular kazanmasın diye “EVET” diyeceğim…
Barış umuduna karabulutlar çökmesin diye “EVET” diyeceğim…
Yalan imparatorluğu yıkılsın diye “EVET” diyeceğim…
Bir daha asla darbe olmasın diye “EVET” diyeceğim…
Korku imparatorluğu son bulsun diye “EVET” diyeceğim…
Bu topraklara daha çok özgürlük gelsin diye “EVET” diyeceğim…
Bu topraklar gerçek demokrasi ile tanışsın diye “EVET” diyeceğim…
Kenan Evren ve arkadaşlarını sevindirmemek, hesap sormak için “EVET” diyeceğim…
“Evet” sana yakışmaz diyen dün ki yoldaşlarım, vicdanım boykot dememe razı değil…
Ben Ak Partiye oy vermiyorum…
12 Eylül faşist anayasasından küçük de olsa, yetmese de açılan her pencereden ışık gelir diye “EVET” diyeceğim…
YETMEZ AMA EVET!

No votes yet

Comments

Mahmut bey , bu güzel

abdurr's picture

Mahmut bey , bu güzel makalenizi zevkle okudum. Ülkemizin maalesef geçmişteki gerçekleridir. Hala o dönemin kalıntılarını 21 asra taşıtan kafaları gördükçe hergfün sanki yeniden istiklal mahkemeleri kuruluyor gibi bizlere ağır geliyor. Yetmez deyip EVET diyoruz, diyorsunuz müsterih olun bu şuurlu millet var olduğu müddetçe yanlışa vize vermez.

Tebrikler, saygılarımla.

Post new comment

(If you're a human, don't change the following field)
Your first name.
The content of this field is kept private and will not be shown publicly.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.